Aynen Tazmin ile Nakden Tazmin Nedir?

Aynen Tazmin ile Nakden Tazmin Nedir? Zarar görenin uğradığı maddi zararların tazmininde iki temel yöntem vardır: 1. Aynen Tazmin (Tazminatın Fiilen Yerine Getirilmesi) Burada zarar veren kişi, zarar görenin zarar görmemiş olması durumundaki mal varlığı halini fiilen yeniden tesis eder. Örneğin, zarar veren zarar görenin malına verdiği zararı doğrudan onarır ya da kaybolan malı aynen iade eder. Ancak aynen tazmin, uygulamada sık karşılaşılan bir durum değildir. Özellikle kişiye veya mala verilen zararların doğrudan onarılması ya da tedavi edilmesi zorunlu değildir. Örneğin, maliki olduğu araziye çöp dökülen kişi, döken kişiden çöpün kaldırılmasını yani aynen tazmin talep edebilir. Aynen tazmin mümkün ve

Devamını okumak için tıklayın…Aynen Tazmin ile Nakden Tazmin Nedir?

Haksız Fiillerin Fonksiyonu

Haksız Fiillerin Fonksiyonu 1. Zararın Tazmini Anlayışı Bazı yazarlara göre haksız fiil hukukunun temel amacı, meydana gelen zararın denkleş­tirilmesi, yani zararın tazmin edilmesidir. Ancak bu görüş günümüzde hakim görüş olarak kabul edilmemektedir. Çünkü zararın giderilmesi yalnızca haksız fiil hukukuna özgü bir fonksiyon değildir; örneğin sigorta sözleşmelerinde de zararın karşılanması söz konusudur. Dolayısıyla zarar tazmini, haksız fiil hukukunun tek amacı veya işlevi olarak değerlendirilemez. 2. Faili Cezalandırma Görüşü Bir başka görüş ise haksız fiil hükümlerinin temel amacının, haksız fiili işleyen kişiyi (faili) cezalandırmak olduğunu savunur. Ancak bu görüş de ceza hukuku ile karışması nedeniyle doktrinde ve uygulamada kabul görmemiştir. Zira Borçlar

Devamını okumak için tıklayın…Haksız Fiillerin Fonksiyonu

Tam Tazmin Nedir?

Tam Tazmin Nedir? Tam tazmin, zarar vereni, zarara uğrayanın haksız fiil nedeniyle maruz kaldığı bütün zararları eksiksiz olarak karşılamakla yükümlü kılan hukuk ilkesidir. Temel İlkeler Zararın Bütünü Karşılanır: Zarar veren kişi, zarar görenin uğradığı tüm zararı tazmin etmek zorundadır. Tazminat, zararın kendisinden fazla olamaz, yani tazminatın üst sınırı uğranılan zarar miktarıdır. Tazminatın Sınırlandırılması: Ancak Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44. maddeleri (Türk Borçlar Kanunu m.51 ve 52) bazı durumlarda tazminatın azaltılmasına olanak sağlar. Örneğin, zarar görenin zarar oluşumundaki kusuru varsa, hakim zararı azaltabilir. Tazminat Faizi: Uğranılan zarar miktarına, zararın oluştuğu andan itibaren hesaplanan ve tazminat faiz olarak adlandırılan faiz de eklenir.

Devamını okumak için tıklayın…Tam Tazmin Nedir?

Borcun Yenilenmesi Nedir?

🔄 Borcun Yenilenmesi Nedir? Borcun yenilenmesi (tecdit), bir borcun sona erdirilmesi ve yerine yeni bir borcun geçirilmesi işlemidir. Yani eski borç ortadan kalkar, yeni ve bağımsız bir borç doğar. ⚖️ Hukuki Dayanak Bu kavram, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 114. maddesinde “tecdit” başlığı altında düzenlenmiştir. Madde hükmü şöyledir: “Borcun tecdidi akitten vâzıh suretle anlaşılmak lazımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammun etmez. Bununla beraber bu hükmün aksine dair akdolunan mukaveleler muteberdir.” Bu, borcun yenilenmesi için açık bir sözleşme yapılması gerektiğini gösterir. 🔑 Yenileme Sözleşmesi Borcun yenilenmesi, alacaklı

Devamını okumak için tıklayın…Borcun Yenilenmesi Nedir?

Sözleşmenin Tamamlanması

📜 Sözleşmenin Tamamlanması Sözleşmenin tamamlanması, sözleşmede bir boşluk bulunması halinde gündeme gelir. Sözleşme boşluğu, tarafların düzenlemesi gereken ama düzenlemediği hususlarda ortaya çıkar. Bu durumda boşluğun doldurulması gerekir. 🚩 Sözleşme Boşluğunun Sebepleri Tarafların bu boşluğu fark etmemesi Sorunun, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkması Bazı sözleşme yükümlülüklerinin Türk Borçlar Kanunu (TBK) 19 ve 20. maddelerine aykırı olarak geçersiz sayılması Geçersiz sayılan hükümler yerine yedek kurallar devreye girer ve boşluk doldurulur ⚖️ Objektif ve Sübjektif Esaslı Noktalarda Tamamlanma Türü Açıklama Objektif esaslı Boşluk varsa sözleşme kurulamaz, tamamlanamaz. Çünkü objektif esaslı noktalar sözleşmenin temelidir. Sübjektif esaslı Düzenlenmeyen kısımlar, sözleşmenin özüne zarar vermez; bu noktaların

Devamını okumak için tıklayın…Sözleşmenin Tamamlanması

Hukuki İşlemlerde Tahvil

Hukuki İşlemlerde Tahvil ⚖️🔄 Tahvil; geçersiz bir hukuki işlemin, varlık unsurlarını taşıyan başka bir hukuki işleme dönüştürülerek ayakta tutulmasıdır. Bu kavram için çevirme veya dönüştürme ifadeleri de kullanılır. Geçersiz işlemin dönüşeceği hukuki işleme ise yedek hukuki işlem denir. Örnek: Taşınmaz satım sözleşmesi geçerli olabilmek için tapu memuru huzurunda yapılmalıdır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği için ise noterde yapılması şarttır. Senaryo: A ile B, noterde taşınmaz satım sözleşmesi yapmış ve noter de resmi makam sıfatıyla onay vermiştir. Ancak bu sözleşme, şekle aykırılık nedeniyle batıl (geçersiz) sayılır. Çünkü taşınmaz satım sözleşmesi tapu memuru huzurunda yapılmalıdır. Burada sorulacak soru şudur: Noterde yapılmış taşınmaz

Devamını okumak için tıklayın…Hukuki İşlemlerde Tahvil

Ön Sözleşme Nedir?

Ön Sözleşme Nedir? Ön sözleşme, taraflardan birini veya her ikisini ileride bir asıl sözleşme kurma borcu altına sokan hukuki işlemdir. Örneğin, taşınmaz satış vaadi bir ön sözleşme türüdür. Bu sözleşme, taraflara ileride taşınmaz satım sözleşmesi yapma yükümlülüğü getirir. Ön sözleşmeye ilişkin düzenlemeler, Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinde ve Türk Borçlar Kanunu’nun 29. maddesinde yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu Madde 29 “Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.” Ön sözleşmeden bahsedebilmek için, ileride kurulacak sözleşmenin mutlaka bir borçlandırıcı işlem olması gerekir. Örneğin taşınmaz satış vaadi sonrasında, taşınmaz satım sözleşmesi yapılmakta,

Devamını okumak için tıklayın…Ön Sözleşme Nedir?

Ön Sözleşmede Şekil

Ön Sözleşmenin Şekil Şartları ve Taşınmaz Satış Vaadi Borçlar Kanunu’nun 22. maddesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 29/2. maddesi ön sözleşmeye ilişkin özel bir şekil sorununu düzenlemiştir. Buna göre: Asıl sözleşmenin geçerliliği için bir şekil şartı aranıyorsa, ön sözleşmenin de aynı şekle uyulması gerekir. Bu ilke, tarafların korunması amacıyla getirilmiştir. Çünkü asıl sözleşmenin şekle tabi tutulması, tarafların hukuki güvenliğini ve belirliliği sağlamak içindir. Bu nedenle, ön sözleşmenin geçerliliği açısından da şekil şartlarına riayet edilmelidir. Örneğin, taşınmaz satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmak zorundadır. Aynı şekilde, taşınmaz satım vaadi niteliğindeki ön sözleşmenin de resmi şekle uygun olması gerekir. Burada Borçlar Kanunu’nun 22. maddesi

Devamını okumak için tıklayın…Ön Sözleşmede Şekil

Üçüncü Şahıs Lehine Ön Sözleşme

Üçüncü Şahıs Lehine Ön Sözleşme Ön sözleşmelerde, ön sözleşmenin tarafları ile asıl sözleşmenin tarafları genellikle aynı kişiler olmakla birlikte, bu durum her zaman zorunlu değildir. Yani, ön sözleşmeden doğan yükümlülükler veya taahhütler, asıl sözleşmenin taraflarından farklı kişiler lehine de olabilir. Örneğin, A taşınmazını üzerine bir villa yaptırması amacıyla B’ye satmaktadır. Bu satım sözleşmesinde yer alan bir hüküm şöyledir: “Villanın projelendirme işi C tarafından yapılacaktır.” Bu hüküm, satım sözleşmesinin tamamı bir asıl sözleşme olsa da, burada geçen işlevsel taahhüt ön sözleşme niteliğindedir. Çünkü B, inşaat işleriyle ilgili olarak C ile ileride bir sözleşme yapma yükümlülüğü altına girmektedir. Dolayısıyla, ilerleyen zamanda B

Devamını okumak için tıklayın…Üçüncü Şahıs Lehine Ön Sözleşme

Sözleşmenin Yorumlanması

📖 Sözleşmenin Yorumlanması Sözleşme kurulurken taraflar, sözleşmenin içeriği hakkında aynı fikirde olmayabilirler. Bu durumda yorum problemi ortaya çıkar. 🔍 Yorumun Koşulu Yorum yapılabilmesi için öncelikle yorum gerektiren bir sözleşme hükmü bulunmalıdır. Açık ve net hükümler yorumlanmaz. Örneğin, “Satım bedeli açıkça yüz bin lira olarak belirlenmiştir.” ifadesi yorumlanamaz çünkü çok nettir. Bazı hükümler görünürde açık olsa da, tam netlik taşımadığı durumlarda yorum yapılabilir; ancak tamamen açık olan hükümler yorumun dışındadır. ⚖️ A. Yorum İlkeleri Sözleşmenin birden fazla anlama gelebilecek hükümleri, öğretide kabul edilen şu ilkelere göre yorumlanır. Bu ilkeler, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir: 1️⃣ Lafzi Yorum Yasağı Yorumun başlangıç noktası

Devamını okumak için tıklayın…Sözleşmenin Yorumlanması