Kişi haksız ya da hukuka aykırı olarak tutuklanırsa veya yakalanırsa devlet zararları öder mi?

Konunun önemini göz önünde tutan Anayasa, tutuklama ve yakalama koşulları gerçekleşmeden, nedenler söz konusu olmadan kişilerin özgürlüklerinin kısıtlanması ile uğrayacakları her türlü zararın devlet tarafından karşılanması ilkesini benimsemiştir. Anayasada, devletin zararları, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre tazmin edeceği maddede belirtilmiştir. Bu değişikliğin sonuçları aydınlığa kavuşacaktır. Ancak ülkemizde bireyin hak ve özgürlüklerinin daha sağlam temeller üzerine oturtulması ve toplumda demokratikleşmeyi sağlamak amacıyla, Anayasa’da 2001 değişikliği yapıldığına göre, devletin ödemesi gereken tazminatın, tazminat hukukunun genel ilkelerine göre belirlenmesi ilkesi, bundan böyle tazminatların haksız yakalama ve tutuklamanın doğurduğu zararları ortadan kaldıracak boyutlar kazanması amacı taşıdığı söylenebilir. Anayasanın hukuka aykırı tutuklama ve yakalamaların doğurduğu

Devamını okumak için tıklayın…Kişi haksız ya da hukuka aykırı olarak tutuklanırsa veya yakalanırsa devlet zararları öder mi?

Önödeme nedir? Önödemenin esasları nelerdir?

Önödeme yargılamasız cezalandırmanın bir başka çeşididir. Böyle bir yolun yasalarda kabulünün temel düşüncesi dava ekonomisine dayanmaktadır. Önödemede savcı yaptığı araştırma sonunda, suçun işlendiğini tespit ettiğinde, ilgilinin kabulüne bağlı olarak bu yol devreye girmekte, savcının belirlediği cezanın ödenmesi ile yargılama mekanizması hiç harekete geçmemektedir. Önödeme gerçekleştiğinde, hazırlık soruşturmasından doğrudan doğruya infaz aşamasına geçilmektedir. Yargılama yapılmamaktadır. Önödemenin temel amacı, hafif yaptırımlı suçlar için faille devlet arasında bir uyuşma sağlamaktır. Kendisine suç yüklenen sanık, yasada belirli cezayı ödediğinde, yargılama yapılmamaktadır.

Uzlaştırma nedir? Uzlaştırmanın esasları nelerdir?

Uzlaştırma, temelde fail ile mağdurun anlaşması nedeniyle, ceza yargılaması faaliyetinin yapılmaması ya da başlamış olan yargılamanın bu nedenle sona erdirilmesi anlamını taşır. Uzlaştırmada amaç, önemsiz suçlardan ötürü, koşullar gerçekleştiğinde, yargılamadan kaçınmaktır. Bu yolla dava ekonomisini sağlamaktır. Uzlaştırmanın tarafları suçun faili ile suçtan zarar görenidir(SZG). gerçek kişi olabileceği gibi, özel hukuk tüzel kişisi de olabilir. Maddede sözü edilen özel hukuk tüzel kişileri, dernekler, vakıflar, şirketler olarak belirtilebilir. Bu durumda tüzel kişiye karşı işlenmiş bir suç söz konusu olmak gerekir. Örnek: Bir karşılıksız çek suçunun SZG’si bir şirket olabilir. Failin bir şirkete verdiği çeki ödememesi halinde, bu varsayım gerçekleşir. Uzlaştırma CMK’da bir

Devamını okumak için tıklayın…Uzlaştırma nedir? Uzlaştırmanın esasları nelerdir?

Mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluk suçlarında soruşturma nasıl yapılır?

Bu konuda özel bir yasa uygulanır. Bu yasa 1990 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu özel yasa kamu görevlileri ile onların suç ortaklarının görev suçlarında özel soruşturma yöntemi öngörmekte, MMK’nin uygulanamayacağı belirtilmektedir. Bu konuda dikkat edilecek husus, bu yasanın ancak yasada öngörülen suçlar hakkında uygulanacağıdır. Bu bakımdan bu kapsamda yer almayan suçlar için memurların yargılanması yasası uygulanacaktır. Yasa kapsamında yer alan suçların ihbarını ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. İhbarlar doğrudan doğruya C. Başsavcılıklarına yapılacak, bu konuda bir tutanak düzenlenecek tutanağın bir örneği muhbire verilecektir.

Kamu görevlilerinin yargılanmasının özel kuralları var mıdır?

Türk ceza adalet sisteminde bu konuyu düzenleyen özel bir yasa vardır. Bu yasanın ve yolun özelliği yalnızca ön soruşturma evresini düzenlemesidir. Bir olayda son soruşturma CMK’da öngörülen kurallara ve ilkelere tabidir. Sözü geçen özel yasa kamu görevlilerinin yalnızca “görevleri sebebiyle işledikleri suçlar” nedeniyle uygulanır. Görev sebebiyle suç demek, bir kamu görevlisinin görevinden doğan suç demektir. Burada işlendiği iddia edilen suçlar görev arasında bir ilişki söz konusudur. Bu bağlamda görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, efrada kötü muamele bu kapsamda yer alır. Rüşvet, irtikâp, ihtilas, zimmet ise başka bir özel yargılama yasasına tabidir. Bu yasa aşağıda ele alınacaktır.

Katılma (müdahale) yoluyla dava nedir?

Yasada yer alan özel yargılama yollarından biridir. Müdahale yoluyla dava, suçtan zarar görenin (SZG), savcının açtığı kamu davasına katılarak onunla birlikte iddia görevini yaptığı bir yargılama türüdür. Bu varsayımda bir kamu davası ile bir kişinin açtığı ceza davası birlikte yürümektedir. SZG, savcının yanında iddia görevinin yerine getirilmesinde savcıya destek olmaktadır. Fakat belirtmek gerekir ki, bu yargılama türünde müdahil adını alan SZG yargılama sırasında kendi çıkarını korumak amacını taşımaktadır. Müdahalenin kişilere, suçtan zarar görenlere, bu suçu işleyenlerin yargılamasına katılmak yetkisi verilerek, onların bizzat haklarını elde etmeye teşebbüs etmelerini önlemek amacı olduğu ileri sürülmektedir. Müdahale davasını açabilmek için suçtan zarar görmek, sağ

Devamını okumak için tıklayın…Katılma (müdahale) yoluyla dava nedir?

Basit yargılama nedir?

Basit yargılama, 2019 yılında ceza yargılaması sistemimize ekleniştir. Yeni bir yargılama yöntemidir. Bu yolu uygulama yetkisi asliye ceza mahkemesine aittir. İlk söz şu olmak gerekir. Bu yol ağır ceza mahkemesinde uygulanmaz. Basit yargılamanın uygulanabilmesi için, savcı kamu davasını açmalı, mahkeme iddianamenin kabulüne karar vermelidir. Bu yol, adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir. Kamu davasının konusu adli para cezası olduğunda, yasada sınır yoktur. Dava ile istenen ceza adli para cezası olduğunda, basit yargılama uygulanabilir. Hapis cezası açısından, üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda bu

Devamını okumak için tıklayın…Basit yargılama nedir?

Seri yargılama nedir?

2019 yılında CMK’da düzenlenerek getirilmiş özel bir yargılama yoludur. Terimdeki “seri” sözcüğü, yargılamanın hızlı bir biçimde gerçekleştirilmesi amacını belirtmektedir. CMK, seri yargılamaya konu olabilecek olan suçları belirlemiştir. Bunlara ekleme yapılamaz. Soruşturma evresinde bu kapsamda seri yargılamanın uygulanması mecburidir. Takdir yetkisi yoktur. Savcılık olayla ilgili soruşturmayı yapmalı, suçun işlendiği kanısına vardığında, suç faillerini de belirlediğinde, seri yargılamayı harekete geçirmelidir. Bu konuda o noktada tek dikkat edilecek olan husus şudur: Somut olayda kamu davasının ertelenmesine karar verilmemiş olmak gerekir. Şayet erteleme gerçekleşmiş ise, doğal olarak seri yargılama yolu kapanır. Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii

Devamını okumak için tıklayın…Seri yargılama nedir?

Kanun yararına bozma (yazılı emir) nedir?

Kanun yararına bozma, önceki yasanın yazılı emir adını verdiği kanun yoludur. Bu yol gerek yargıçların ve gerek mahkemelerin istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş kararlarına karşı bir yasa yoludur. Amacı bu karardaki aykırılıkları ortadan kaldırmaktır. Niteliği bakımından bir olağanüstü yasa yolu sayılmalıdır, çünkü kesin hüküm kuvveti taşıyan kararlara karşı başvurulan bir yoldur. CMK, bu sonucu benimsemiştir. Kanun yararına bozmada genel ilke, verilen bozma kararlarının sanık aleyhine sonuç doğurmamasıdır. Bu yolun amacının, yasaların ülke içinde eşit biçimde uygulanması olduğu belirtilmektedir. Bu bakımdan faydalı bir yol olarak görülebilir. Fakat kesin hükmü ortadan kaldırmak amacı taşıması ve bizde olduğu gibi bazen sanık aleyhine

Devamını okumak için tıklayın…Kanun yararına bozma (yazılı emir) nedir?

Yargılamanın yenilenmesi nedir? Ne zaman mümkündür?

Yargılamanın yenilenmesi, yargılama sonunda ortaya çıkan kesin hükümde yanılgıların bulunduğunun sonradan anlaşılması üzerine başvurulan bir kanun yoludur. Yanlışlığın sonradan anlaşılması, yargılama sırasında, elde olmayan delil ve olguların ortaya çıkmasıyla mümkün olacaktır. Yargılamanın yenilenmesi yasa yolu, kesin hükmün ortadan kaldırılması sonucunu doğuran bir çare olarak onunla yakın ilişki içindedir. Kesin hüküm, toplumda hukuki güvenliği kurmak amacını taşımaktadır. Fakat bunun yanında yalnız hukuki güvenliğin sağlanması yeterli olmayıp, adaletin de gerçekleşmiş olması gerekir. İyi bir kesin hüküm, adalet ve hukuki güvenlik kavramlarını dengede tutabilen bir kesin hükümdür. Ortaya yeni çıkan ve delillerle daha önce ulaşıldığı sanılan adaletin temellerinin sarsıldığı durumlarda, bu kesin hükmün

Devamını okumak için tıklayın…Yargılamanın yenilenmesi nedir? Ne zaman mümkündür?