Haksız Fiilde Taleplerin Yarışması

Haksız fiil nedir?

Haksız fiil hukuku veya sözleşme dışı sorumluluk hukuku zarar gören ve zarar veren arasında hukuki ilişkinin bulunmadığı durumlarda meydana gelen zararın tazminini düzenlemektedir. Haksız fiil hukukunun asıl uygulama alanını bu tür durumlar oluşturmaktadır.

Taleplerin Yarışması

Bazen aynı olayda hem sözleşmesel sorumluluk hem de haksız fiilin şartları gerçekleşmiş olabilir. Bu halde zarar gören ve zarar veren arasında aynı zamanda bir sözleşme ilişkisi varsa zarar gören kişi, ister haksız fiil hukuku kurallarına göre isterse sözleşme hukuku kurallarına göre uğradığı zararları talep edebilecektir. Bu durumlarda taleplerin yarışması söz konusu olur.. Bu yarışma, dışlayıcı bir yarışmadır; yani zararın tazmini için ya birine başvurulacaktır ya da diğerine.

A ile B arasında bir sözleşme ilişkisi vardır. B, A’ya zarar verirse, burada hem sözleşmesel sorumluluk hem de haksız fiil sorumluluğu geçerlidir.

Taleplerin yarışması halinde karşımıza çıkan problem, alacaklı için sözleşmesel hukuk kurallarının mı, haksız fiil hukuku kurallarının mı kendisi için avantajlı olacağıdır. Uğranan zararın tazmini sözleşme hukukuna göre zarar gören açısından iki sebeple daha avantajlıdır:

‒  Bu sebeplerden birincisi kusuru ispat yükü bakımından, haksız fiil hukukuna göre zararın talep edilebilmesi için zarar görenin zarar verenin kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Yani, haksız fiil hukukunda kusuru ispat yükü zarar görendedir. Sözleşme hukukunda ise alacaklının borçlunun kusurunu ispat etmesi şart değildir. (Borçlu=zarar veren, alacaklı=zarar gören) Sözleşme hukukunda sorumluluktan kurtulmak isteyen borçlunun kendi kusursuzluğunu ispat etmesi gerekir. Dolayısıyla burada sözleşme hukuku kuralları zarar gören yani alacaklı açısından daha avantajlıdır.

‒  Sözleşme hukuku kurallarında zaman aşımı süresi bakımından zarar gören (alacaklı) daha avantajlıdır. Borçlar Kanunu’nun 60. maddesine göre bir haksız fiilde zarar görenin bir zarara uğradığı ve zarar verenin kim olduğunu öğrendiği andan itibaren 1 yıl; her halükarda haksız fiilin gerçekleştiği andan itibaren 10 yıl geçmesinden itibaren talep zaman aşımına uğrar. Türk Borçlar Kanunu’nda bu süre 2 yıla çıkarılmıştır. Sözleşme hukukunda ise kanunun başka bir zaman aşımı süresi öngörmediği durumlarda genel zaman aşımı süresi 10 yıldır. Bu durumda sözleşme hukukuna göre zaman aşımı süresi daha fazladır

MÜRURU ZAMAN

BK – Madde 60 – Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.

Haksız fiillerdeki adam çalıştıranın sorumluluğu ve sözleşme hukukunda yardımcıların sorumluluğunu karşılaştırdığımızda sonucun taleplerin yarışması haliyle aynı çıktığı görülecektir. Sözleşme hukuku kuralları zarar gören açısından daha avantajlıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir