Fikri Mülkiyet Hakları

 

Sınai haklar, telif hakları ve fikri mülkiyet hakları olarak bilinir.

İlim-edebiyat eserleri, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri, Telif Hakları olarak bilinir. Bu çalışmalardan elde edilen haklar yalnızca sahiplerine ait olduğundan, üçüncü taraflar izinsiz olarak kullanamaz.

Patent, marka ve tasarım gibi sınai mülkiyet hakları kapsamındadır. Bu haklar maddi olmayan haklardır ve belirli bir süre boyunca sahiplerine sanayi ve tarım sektöründe buluş, yenilik, tasarım ve özgün fikri çalışmaların ilk uygulayıcıları ile marka ve ticaret unvanı gibi ayırt edici ürünler üretmek, satmak ve hizmetleri sunmak gibi yetkileri bırakırlar. Fiziki mülkiyet hakları, maddi varlığa sahip olmama, somutlaştığı varlıktan farklı olma ve belirli bir süre ile sınırlı olma gibi özellikleriyle eşya mülkiyetinden ayrılır.Zira fikri mülkiyet hakları, hukukun diğer alanları arasında özeldir ve istisnaidir. kısacası;

1. Fikri ürünler, eşyadan farklı olarak maddi bir varlığa sahip değildir. Soyut. Özgün bir ürün, şekil, şekil, desen ve renk gibi şekillerde dış aleme yansır.

2. Ulusallık kuralı, fikri mülkiyet haklarını korur. Bir ürün, bir ülkede belirli nedenlerle korunurken başka bir ülkede farklı koruma şartlarına ve sürelerine tabi olabilir. Patent, marka ve tasarım gibi tescile bağlı sınai haklar, koruma istenen ülkede tescil edilmesi gerekir. Ancak telif haklarını korumak için kural olarak tescil gerekmez; doğal koruma daha önemlidir ve eser meydana geldiği anda kendiliğinden başlar.

3. Fikri mülkiyet hakları, maddi mülkiyetten farklı olarak süreye tabidir. Ülkemizde, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren yetmiş yıl süreyle telif hakları korunur. Tescile tabi haklardan patentler yirmi yıl, faydalı modeller on yıl, markalar on yılda bir yenilenme kaydı ile süresiz, tescilli tasarımlar üç yıl ve tescilli tasarımlar beşer yılda bir yenilenme kaydı ile en fazla yirmi beş yıl korunur. Bu haklar süre dolduktan sonra üçüncü taraflar tarafından kullanılabilir ve bu haklar genellikle kamuya mal olur. İltibas tehlikesi ise haksız rekabet kurallarını oluşturur.

4. Fikri ürün, somutlaştığı şeyden farklı bir hukuki düzene sahiptir.

5. Fikri ürün hayatta kalmaz. Fikri ürünün somutlaştığı mal ya da nüsha üzerindeki hak tükendiğinde, fikri ürünün sona ermesi mümkün değildir. (Kapatma ilkesi)

6. Fikri mülkiyet hakları, lisans, rehin, devir veya haciz gibi hukuki işlemlere konu olabileceği gibi miras yoluyla da intikal edebilir. Bu haklar ticari olarak değerlidir ve satın alınabilir.

7. Fikri mülkiyet hakları, sahibine tekel yetkisi verir. Herkes hakkı savunabilir. Yalnızca hak sahibi ve onun izin verdiği kişiler, ilgili haktan ticari amaçla yararlanabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir