Ortaklığın Giderilmesinde Tapu Miktarı İle Fiili Durumun Uymaması Hali

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüz ölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlar da sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapu kaydındaki yüzölçümünün düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya açılan dava retle sonuçlanırsa ve tapu yüzölçümü fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamı taşınmaz üzerinde belirlenip teknik bilirkişiye bu doğrultuda kroki düzenlettirilerek, krokide belirlenen yer hakkında karar verilir. Eğer tapu yüzölçümü fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi gerekir.

Ortaklığın Giderilmesinde İntifa Hakkı Sahibi

-Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerinde intifa hakkı varsa bu hak sahibinin davaya dahil edilmesi zorunludur. -Satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verildiğinde intifa hakkı ile yükümlü olarak satılması gerekir. -İntifa hakkı sahibi yalnız başına bu hakkının paraya çevrilmesini, taşınmazın intifasız satışını isterse diğer paydaşların muvafakatlerini aramaksızın taşınmazın intifasız satışına karar verilir. Bu durumda intifa hakkı bedel üzerinden devam eder. İntifa hakkı gerçek kişilerde ölüm ile son bulur, mirasçılarına intikal edemez, tüzel kişilerde ise, tüzel kişiliğin sona ermesi ile biter. Tüzel kişiliklerde intifa hakkı intifanın tesis edildiği tarihten itibaren en fazla 100 yıl için tesis edilebilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Aynen Taksim Kararı

Paydaşlığın (ortaklığın) aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için: Aynen taksim suretiyle paydaşlığın giderilmesi için taraflardan biri aynen taksim talebinde bulunması gerekir. Aynen taksim mümkün olsa bile taraflar satış suretiyle ortaklığın giderilmesini isterse aynen taksime karar verilemez. -Yüzölçümü itibariyle bölünebilir olması gerekir. Her bir paydaşa ekonomik değeri olan bir parça düşmesi gerekir. -Ekonomik değerinin korunması gerekir. Taksim halinde ekonomik değerinde bir noksanlık olmamalıdır. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. -Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz. -3194 sayılı imar yasası ve yönetmeliği ile yapılan düzenlemelere aynen taksiminin mümkün olması

Devamını okumak için tıklayın…Ortaklığın Giderilmesi Davasında Aynen Taksim Kararı

Ortaklığın Giderilmesinde Muhtesadın Belirlenmesi

Muhdesat, bir taşınmaz üzerinde sahibinin değil de bir başka kişinin veya hissedarlardan birinin taşınmazın değerine etki edebilecek yapısının (bina, ağaç gibi) bulunmasıdır. Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere süre verilmelidir. Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs.

Devamını okumak için tıklayın…Ortaklığın Giderilmesinde Muhtesadın Belirlenmesi

Ortaklığın Giderilmesi Davasını Kimler Açabilir?

* Tapuda paydaş olanlardan her biri * İcra ve İflas Kanunu’nun 121. maddesine göre icra mahkemesinden yetki alan borçlu ortağın alacaklısı * Kamu alacakları nedeniyle 6183 SK uyarınca (vergi-harç gibi) kamu alacaklarının tahsili için yapılan icra takibi nedeniyle İcra Mahkemesinden, izin almaksızın borçlu ortağın elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazın ortaklığının giderilmesini isteyebilir. *Belediyelerde 3194 Sayılı Kanunu’nun 16. maddesine göre şûyulandırma yaptıkları taşınmazlar için tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde anlaşamazlar veya dava açmazlar ise 6 ayın sonunda belediye tarafından ortaklığın giderilmesi davası açılabilir. *Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hâkimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu (elbirliği mülkiyete tabi)

Devamını okumak için tıklayın…Ortaklığın Giderilmesi Davasını Kimler Açabilir?

Ortaklığın Giderilmesi Davası

Paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortak mülkiyet olarak sahip olan hissedarların mallarının, aynen taksim edilmesi veya mahkemece satılarak bedellerinin hissedarlar arasında, payları nispetinde paylaştırılmasını sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalara İzale-i Şüyu (Ortaklığın/Paydaşlığın Giderilmesi) denir. Paylaşma biçimi Türk Medeni Kanunu’nun 699. maddesine göre, «Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.» şeklinde düzenlenmiştir. Taşınır ve taşınmaz mal ile hakların ortaklığının giderilmesi davalarına bakma görevi mal ve hakların değeri ne olursa olsun HMK’nun 4/b maddesine göre Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup resen dikkate

Devamını okumak için tıklayın…Ortaklığın Giderilmesi Davası

İdarenin Faaliyetlerinden Kaynaklanan Zararlardan Ötürü Tam Yargı Davası

Hukukumuzdaki uygulamasını esas aldığımızda, tam yargı davalarının konusunu kamu gücünün yol açtığı bir zararın tazmini talebi teşkil etmektedir. Kamu gücünün kullanılması suretiyle kişilerin zarar görebileceği hallerin başında idare tarafından yürütülen faaliyetler gelmektedir. İdari fonksiyon olarak da adlandırılan bu faaliyetler idari işlem, eylem ve sözleşmelerle icra edilmektedir. Gerçi idarenin idari nitelikte olmayan kimi faaliyetleri de bulunmaktadır; fakat özel hukuka ve adli yargıya tabi olan bu faaliyetler konumuzun dışında kalmaktadır. Keza idarenin idari nitelikteki kimi faaliyetlerinden yani idari nitelikteki bazı işlem ve eylemlerinden doğan zararların tazmini amacıyla açılacak davalarda ilgili özel yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlarla özel hukuka tabi tutulduğu ve adli

Devamını okumak için tıklayın…İdarenin Faaliyetlerinden Kaynaklanan Zararlardan Ötürü Tam Yargı Davası

İptal Davasının Sonuçlanması Üzerine Açılacak Tam Yargı Davalarında Süre

İdari işlemlere karşı önce iptal davası açıp işlemi iptal ettirdikten sonra tam yargı davası açma olanağı vardır. Böyle bir yola gidilmesi, uygulamada bazı yararlar sağlamaktadır. İlgili kişi idari işlemin iptalini önceden sağlar ise anlaşmazlığın ikinci aşaması, yani uğranılan zararın tazmin edilmesi daha kolaylaşır. Böylece ilgili kişi tam yargı davasını sağlam bir temele oturtmuş olur. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, iptal davasının reddedilmiş olması tam yargı davasının açılmasına engel değildir. Başka bir ifadeyle, tam yargı davası, iptal davasının kazanılmış olması gibi bir ön koşula bağlı değildir. Aksi halde kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulama alanı çok daraltılmış olurdu (Conseil d’Etat’ın uygulaması da bu

Devamını okumak için tıklayın…İptal Davasının Sonuçlanması Üzerine Açılacak Tam Yargı Davalarında Süre